Home , TÜRKİYE , Türkiye YDG:“Ölüm Nereden ve Nasıl Gelirse Gelsin Hoş Geldi Safa Geldi“

Türkiye YDG:“Ölüm Nereden ve Nasıl Gelirse Gelsin Hoş Geldi Safa Geldi“

TÜRKİYE | 10 – 09 – 2013 | Andımız Bu Kez Ahmet Atakan İçin: Yaşam olanca hızıyla akıyor, ODTÜ, Tuzluçayır, Okmeydanı, Gazi… Ayaklanma sürüyor Antakya direnişi selamlıyor, Abdullah için nöbet tutuyor… Faşist polis direnişe set çekmeye çalışıyor, kitle barikatı zorluyor.

Antakya halkı evlerine dönmüyor ve yine hedef alınarak beş metreden ateş ediliyor. Hedefte bir canımız daha var bir yoldaşımız daha Ahmet Atakan!

Abdullah Cömert & Ali İsmail Korkmaz bizim için şehit düştüler, unutma unutturma…”,“Ali İsmail’i ve Abdullah’ı polis öldürdü.. Gençlik yemin etti: Polisle barış yapmayacağız. Diren ODTÜ… Ayağa kalk Antakya”, “Lazkiye’de tecavüze uğrayan analar kadınlar bizim analarımız bizim bacılarımız… Öldürülen çocuklar kardeşimiz oğlumuz… Ölüm bizi çağırıyor, hoş geldi sefa geldi…” diye yazıyordu Ahmet Atakan.

Ayaklanmaya o da milyonlarca direnişçi gibi katılıyor, halkın üzerine kan ve gözyaşlarıyla kurulan korku imparatorluğuna karşı başkaldırıyordu.

Faşist polis terörünün katlettiği yoldaşlarımızın Ali’nin ve Abdullah’ın bizim için ölümsüzleştiğini, onları anmanın ve yaşatmanın tek yolunun sokaklardan geçtiğini biliyordu. Bunun için sokaktaydı bunun için direniş alanları terk etmiyordu.

TC devleti ise, silkelenerek kendine gelen, üzerindeki ölü toprağı savuran milyonlarca insanın artık eskisi gibi olmayacağını biliyordu.

Onlar, karanlığın kenarından ağır ellerini kaldırımlara basıp doğrulmuşlardı bir kere. Devlet bundan kaynaklı istihbarat alıyor, olanca gücüyle “Eylül’e hazırlanıyordu!”.

Medya’dan her gün dillendirdikleri bu hazırlığın bedeli bizim için Mehmet Ayvalıtaş, Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Medeni Yıldırım, Ali İsmail Korkmaz gibi şimdi Ahmet Atakan’ın ölümsüzleşmesi oldu.

Direnişimizin, devrim ve demokrasi mücadelemizin hamuru bir kez daha kanla mayalanıyor.

Sisteme karşı olan kinimiz bileniyor, her geçen gün örgütlenme ve hesap sorma zorunluluğumuz artıyor.

Onun için şimdi herkesi yeniden sokakları fethetmeye, Ahmet Atakan’ı anmaya, sahiplenmeye, yaşatmaya ve polis terörünü durdurmaya çağırıyoruz.

Korktukça, sıkıştıkça kolluk kuvvetiyle saldıranlar, öldürmekte bir an bile olsun tereddüt etmeyenler ancak örgütlü bir direnişle yenilgiye uğratılabilirler.

Unutmayalım ki Gezi Ayaklanması şehitlerimiz de bundan önce güneşe uğurladığımız yoldaşlarımız gibi kendilerinden sonrakiler güzel günleri görebilsinler diye yaşamlarını sundular mücadelemize.

Şimdi bizde düşlediğimiz o güzel günleri görebilmek, köhne düzeni tarihin çöplüğüne göndermek için sokaklara çıkalım, örgütlü gücümüzü artıralım, direnişi büyütüp, katillerden hesap soralım!

Ahmet Atakan Ölümsüzdür!

Gezi Şehitleri Ölümsüzdür!

Gezi Direniş Şehitleri Mücadelemizde Yaşayacak!

Polis Terörüne Son!

Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!

Yeni Demokrat Gençlik