Anasayfa , Unkategorisiert , Müslüm Elma’dan Gençliğe Mektup

Müslüm Elma’dan Gençliğe Mektup

MERKEZ |08.04.2019| YDG merkezi kampında Münih Davasında tutuklu bulunan Müslüm Elma’ya yollanan toplu mektuba ve fotoğrafa yanıt geldi:

“Aynı yalınlıkla ölmek isterim,
kırda bir çiçek gibi sakin, gösterişsiz.
Mum yerine yıldızlar parlasın üstümde, yeryüzü uzansın altımda sessiz.

Ben aydınlık ve özgürlük delisiyim,
varsın hainler gizlensinler soğuk bir taş altında.
Dürüstçe yaşadım ben, karşılığında
yüzüm doğan güneşe dönük öleceğim.”
J. Marti.

”Sevgili yoldaşlar,

Görünce güle gözlerinizi ve okuyunca devrimci heyecanla yüklü sözlerinizi, Jose Marti’nin dizleriyle sizleri selamlamak istedim. Her daima umut ve cesaret yoldaşınız olsun. Evet, zor ve karanlık bir dönemden geçiyoruz. Bu karanlığa karşı yıldızlar görevini görmelidir gençlik. Olursa gençlik “aydınlık ve özgürlük delisi”, işte o zaman karanlık karanlığına gömülür. Karanlık korku demektir. Bilirsiniz, hiçbir korku bu kadar kötü değildir. Korkuyu, korku olmaktan mutlaka çıkarmalıyız. Çünkü kişisel kaygılarımızdan, korkularımızdan arındıkça devrimcileşiriz. Evet, zor seneler. Ama olursak umut ve cesaretle yoldaşlar, bu zorlukları birer birer aşarız. Unutmayın, bir devrimci için en büyük düşman karamsarlık ve umutsuzluktur.

Bu süreçte bu kavramlardan uzak duracağız. Bu kavramların ruh verdiği her söyleme umut aşısı yapacağız. Bugün yeryüzünün egemenleri bu korku silahıyla bizi sindirmeye çalışıyorlar. Yüreğimizdeki insan sevgisini böylece yok etmeye çalışıyorlar. Buna karşı yanıtımız net olmalıdır. Tüm ezilenlerin yüreğini yüreğimizde, yükünü sırtımızda taşımak bizim varlık gerekçemizdir. Cesaretimiz de en az yükümüz kadar ağırdır. Egemenlerin yaymaya – estirmeye çalıştıkları korku rüzgarına karşı dağ gibi durur – durmak zorundayız.

T.C.’nin başındaki katil, günü tehditlerle açıyor, tehditlerle kapatıyor. Bilinki, ne kadar saldırgansa o kadar da korkaktır. Aslında onu bu kadar saldırgan hale getiren de korkularıdır. Bakınız, olur olmaz yerde Gezi direnişini sayıklıyor. Kim bilir, belki rüyalarında yeni Gezi direnişlerini görmüştür. Onun bu rüyalarını gerçeğe dönüştürmek, tüm mazlum yüreklerin görevidir. Hani derler ya “bu korku da ona yeter”. Hayır, yetmez. Türk-İslam sentezinin tosuncukları bu hakların gücünü göreceklerdir. Ezilen halkların derin öfkesi, eyleme – sese dönüşünce, tüm bu hainler korku rüyalarını görme fırsatını dahi bulamayacaklardır.

T.C. Devleti bugün nerede yurtsever bir Kürt – devrimci, muhalif ve alternatif bir güç varsa orasını savaş cephesi olarak görüyor. Rojava’ya bu zihniyetle hücum ediyor. Hem mazlumların evine zorla giren zorba bir hırsız, hemde dünyanın gözleri önünde bu hırsızlığına – zorbalığına meşruluk kazandırmaya çalışan bir arsız. Bu arsızların Osmanlı hayallerini direniş mevzilerine gömmek güncel bir görevdir. Hem meşru hemde insanidir. Bunun için bulunduğumuz her alanda direnişin merkezinde olan ulusal devrimci Kürt güçleriyle siper yoldaşı olmalıyız. Sokaklarda yükselen direniş seslerine sesimizi katmalıyız.

Sevgili yoldaşlar, hepinizi en içten devrimci duygularımla selamlıyor ve tek tek kucaklıyorum. ”

Müslüm Elma

MEKTUBU İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN